Özgeçmiş

NeyzenAhmetKAYA

1963 yılında Istanbul’da Üsküdar semtinde doğdu. Müziğe yedi yaşında iken mandolin çalarak başladı ve sonraki yıllarda bir süre bağlama ile meşgul oldu. Lise yıllarının başında, ney sazına karşı büyük bir arzu duydu. Lütiye olan Babası Üsküdar’lı Teoman Kaya Usta’nın teşviki ile Neyzen Erdoğan Köroğlu’nun talebesi oldu.

1981 yılında, Konya’ya, Mevlevi ihtifâllerini seyretmek için gittiğinde, Neyzenbaşı Doğan Ergin’in nâzik dâveti ile mutrıp heyetine dâhil oldu.

1982 yılında, İ.T.Ü. Türk Mûsıkîsi Devlet Konservatuarı Enstruman Yapım Bölümüne girerek Cafer Açın’ın öğrencisi oldu. Okul yıllarında, iki sene boyunca Neyzen Niyazi Sayın’ın ney derslerine de iştirâk ederek 1989 yılında mezun oldu.

Öğrenimi dışında, Cahit Gözkân, Süheyla Altmışdört, Lâika Karabey, Kâni Karaca, Melâhat Pars, Radife Erten, Feriha Tunceli ve Nezih Uzel gibi hocalardan istifâde ederek feyz aldı.

1987 yılında, Fuat Türkelman’ın kurduğu Mevlevi Semâ topluluğuna neyzen olarak davet edildi. Topluluğu çoğunluk olarak Konservatuar Hocalarının oluşturması ve önemli konserler verilmesine rağmen, bu grup bir süre sonra dağıldı. Sonraki yıl, Ağbisi Rebâbi M.Refik Kaya’nın kurduğu Mevlevi grubunda uzun yıllar ‘’Neyzenbaşılık’’ yaptı ve bu grubun yaptığı cd albümlerinde çaldı.

1989-90 yıllarında,  İ.Ü. Devlet Konservatuarı Türk Müziği İcrâ Heyeti’nde görev alarak Şef Rıza Rit ile çalıştı. Aynı okulda daha sonraki yıllarda dört sene boyunca  “Yaylı Sazlar Yapım ve Tarihi” dersi verdi.

1991 yılında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Istanbul Târihi Türk Müziği Topluluğu’na girdi. Uzun yıllar, bu toplulukta ney ve trompet sanatçılığı yaptı. 2012 yılında aynı topluluğun Tasavvuf birimine neyzen olarak geçerek trompet icrâsını tamamen bıraktı.

Mûsıkî hayatı boyunca, bulunduğu toplulukla ve farklı müzik grupları ile yurt içi ve yurt dışında kırk kadar ülkede 2000 den fazla konser ve festivale katıldı.

İhsan Özgen’in kurduğu‘’Anatolia’’ ve Julien Jalal Eddine Weiss’in kurduğu ‘’Al Kindi’’ gibi küçük ama önemli müzik topluluklarında çalıştı. Tarihi Türk Müziği Topluluğu Mehter bölümüyle, Hikmet Şimşek şefliğinde Viyana ve Bratislava’da verilen konserlerde yer aldı. Aynı mehter grubu  ve Kızılordu ile birlikte Kremlin sarayında tarihi nitelikte verilen konserde çaldı. Bu bağlamda bir çok sefer, Mehter-Caz ve Mehter-Senfoni gibi Türkiye’nin ilk projelerinde bulundu. Tuluyhan Uğurlu, Erol Erdinç, Okay Temiz ve Burhan Öcal ile onlarca önemli konserde birlikte çalıştı ve bazı cd kayıtlarında çaldı. Bunlardan en önemlileri: ‘’Senfoni Türk’’ ve ‘’Sufi/Bach’’ albümleridir. Bununla birlikte sanatçının kendisine ait otuzdan fazla saz eseri ve sözlü eserlerden oluşan beste çalışmaları olup, bunlardan biri de ilk defa Kürdi makâmında yapılmış Mevlevi Âyin’idir.

2010 yılında Şenol Aziz Filiz’in başlattığı ‘’Kırk  Ney Bir Nefes’’ projesi kapsamındaki konserlere davet edildi. 

      1996 yılında “Peşrev-i Şâh-u Huban” adında bir CD albümü dolduran Neyzen Ahmet Kaya, kendi çalışmaları dışında bir çok albümde çalmış ve kendisi adına çekilen rebab ve ney yapımı tanıtım belgesellerinde yer almıştır.

Kaya, icrâ dışında uzun yıllar ney eğitimi de vererek çok sayıda talebe yetiştirmiştir. Kendi özel meşk sistemi dışında, ‘’Boğaziçi Mûsıkî Vakfı’’ ve ‘’Maltepe Mûsıkî Eğitim Vakfı’’nda toplu ney dersleri de vermiştir. Ancak daha geniş kitlelere ulaşabilmek ve ney eğitimini belli bir sisteme oturtmak için, 2003 yılında ilk Ney Metodunu çıkartmış, Aynı kitap 2011, 2013 ve 2017’de  yenilenmiş ve genişletilmiş şekliyle yeni baskıları yapılmıştır.

 2017 yılında, Ney Metotları dışında ‘’Keman Yapım’’ kitabı da yazmış ve son çalıştığı yayınevinden neşredilmiştir.

Neyzenliğinin yanında uzun yıllar baba mesleği olan müzik âleti yapımını da sürdüren Kaya, bugüne kadar 300 den fazla yaylı ve mızraplı olmak üzere değişik enstruman çeşitleri yapmıştır. Çok sayıda ney açmasının yanında başpâre yapımına da yönelmiş olup, kendi geliştirdiği arkası düz olan uda benzer bir çalgı yapmış ve buna ; ‘’Ahmetkâr’’ adını vermiş,  yine kendi icâdı olan ve ses kutusunu kasalı olarak yaptığı tanbur’a da; ‘’Nev Tanbur’’ ismini koymuştur. Ayrıca Ethem Rûhi Bey’in hazırladığı ‘’Geçmişten Günümüze Türk Lütiyeleri’’ Ansiklopedisine girmiş ancak bu kitap bazı sebeplerden dolayı basılamamıştır. Fakat bunun yanında Cafer Açın’ın yazdığı ve kendi imkânları ile bastığı; ‘’Nefesli, Yayli ve Mızraplı Enstrumanlar ve Yapımcıları’’ kitaplarına dâhil olmuş ve kendisine 2016 yılında başvurduğu Kültür ve Turizm Bakanlığı Eğitim Araştırma Genel Müdürlüğünce, ‘’Ney ve Rebab’’ yapımcılığı ünvânı verilmiştir.

Yapımcı ve Besteci kimliği ile Yıldız Üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Bölümlerinde Yüksek lisans tez konularına girmiştir.  

Sanatçı hâlen bağlı bulunduğu kurumda ve kendi atölyesinde sanat hayatına devam etmektedir.