Ney İçin Tavsiyeler

 

Dem seslerin güçlenmesi içinSabah karanlığında (gün doğumuna yakın) uyanılır ve ney’in pest sesleri (dem bölgesi) üflenir. Gece dinlenme konumunda olan dudak ve ciğer adaleleri henüz faaliyete geçmemişken dem sesler üflenmiş olur ki; Organlar bu şekilde zorlanarak çalışıldığında, zamanla bu sesler kuvvet kazanır. (Eski Neyzenler böyle yaparmış)

* Diğer sazlarla toplu icrâ yapılacağı zaman, en az on beş dakika öncesinden dudak ve saz ısıtılmalıdır. (Yani ses üflemesi yapılmalıdır) Akort için diğer sazlara ney ses vereceğinden ney’in diyapazona göre açılmış olması gerekir. Aksi halde ses uyumu için başpâre ve dudakla diyapazona göre akort sağlanması gerekir. Ney ilk üflenişte sesler biraz pest çıkar. Ancak ney biraz üflendiğinde (sazınız ısındığında) sesler biraz dikleşir. Bunun için icradan önce sazın mutlaka ısınması şarttır. Eğer icrâ yapacağınız yer soğuk ise, başpârenin içine ağzınızla‘’HOH’’ yapın. Bu suretle bir miktar ısınma ve nemlenme sağlarsınız. Eğer Ney’in akordu diyapazondan biraz dikse, başpâre yukarı kaldırılarak pestleştirilir. Ancak bu, birkaç koma için geçerlidir. Çünkü yarım ses gibi bir fark varsa, ney’in açık ve kapalı sesleri tutmaz. Bu konumdaki ney’in sesleri bozuk olur.

* Ney de diğer nefesli sazlar gibi tok karnına ve aç karnına üflenmemelidir. Biraz fazlaca yenen yemeğin ardından üflenirse tansiyonunuz yükselebilir, kalbinize baskı olabilir ve yorulursunuz. Aç ve tok karnına sazınıza olan hâkimiyetiniz azalabilir.

* Ney’i daima rutubetli tutmak gerekir. Ancak bu rutubet su ile sağlanmamalıdır. Çünkü su ney’i zamanla çürütür. Kuruduğu zaman ise sesler iyi çıkmaz. Bunun için mutlaka saf badem yağı veya asidi düşük susam yağı kullanılmalıdır. Son zamanlarda fındık yağı da mükemmel sonuç vermektedir. Eğer yağın kokusu rahatsız ederse, kaliteli bir esans yağı da içine katabilirsiniz. (Aramis veya Arafat esansı tavsiye ederim)Yağlama iki şekilde olur ve akşamdan yapılır. Birincisi; Sazın altına bir kap konur. Ney diklemesine bu kabin içinde tutularak başpâreden aşağıya şişeyle yağ akıtılır. Akıtma işlemi yapılırken, ney diğer elin yardımı ile çevrilir. Ney’in iç ve dış yüzeyine yağın nüfuz etmesi sağlanır. Dik olarak bir köşeye bırakılarak sabaha kadar yağın çekmesi beklenilir. Boynuzdan yapılmış olan başpâre aynı yağ ile yağlanır. Böylece ileride çatlamaması da temin edilmiş olur. İkinci yağlama şekli; Galvanizden yapılmış kutu şeklinde bir kabın içerisine bolca yağ dökülmesi ve bu yağın içerisinde ney’in yatık, yüzer şekilde konulmasıyla gerçekleştirilir. Ancak bu yöntemle en az iki gün beklemek gerekir. Birinci gece yağda bekletilen ney, ikinci günde yağların süzülmesi için dik olarak bir köşeye bırakılır. Her iki durumda da kaplarda kalan yağ tekrar kullanılmak üzere şişelere tekrar doldurulur, ziyan edilmez. Yeni neyler ilk 3-4 ay içinde haftada bir, daha sonra ayda bir defa yağlanmalıdır. Yağlama süresi, üfleme sıklığı ile de orantılıdır. Günde 5-6 saat üfleniyorsa, 15 günde bir yağlanabilir. Ancak üfledikten sonra ney mutlaka açık bir ortamda bırakılarak içinin kuruması için beklenir ve daha sonra yağlanır.

* Ney her ne kadar kamıştan yapılmışsa da fazla kuru ortamları sevmez. Mümkün olduğunca diğer bir çok enstrüman gibi kaloriferden-ısıdan uzak tutulması ve yaz güneşini gören yerlerde bırakılmaması gerekir. Çok kuruyan ney’den iyi ses çıkmaz. Ayrıca böyle ortamlarda uzun süreler kalırsa kamışta çatlamalar olabilir. Ancak ney’i nemlendirme, sadece yağ ile sağlandığında sağlıklı olur.

* Ney’i düz bir zeminde muhafaza etmek gerekir ki, zamanla eğilme olmasın.

* Bir yere giderken taşınması için mutlaka bir kutu yaptırılmalıdır. Böylece sazın narin olan gövdesi dış etkenlerden korunmuş olur. Bilhassa başpârenin ağız kısmı çok hassas olduğundan, yere düşme neticesinde kırılmalar olabilir.

* Ney’i üfledikten sonra, kapalı bir yerde veya kutuda muhafaza etmeyiniz. Aksi takdirde içi tütürük ile ıslandığı için, boğaz kısmı küf yapabilir.

* Neylerinizin başpârelerini çıkartarak başka neylere uydurmaya çalışmayınız. Bir neye seveceği bir başpâre sağlandıktan sonra, bir daha o başpâre her hangi bir hasar dışında yerinden oynatılmaz. Sadece kuruyup çapında çekme yaparsa, biraz kâğıt sarmak suretiyle tekrar yerine takabilirsiniz.

* Bazı ney’lerin sesleri boğuk ve donuk çıkabilir. Bu, ney’in yapısından veya üfleme şeklinden kaynaklanabilir.

* İyi bir ney icrâcısı olmak istiyorsanız öncelikle sigara ve alkolden uzak durmanızı tavsiye ederim. Bu sizin kapasitenizi yarı yarıya azaltacaktır. Ayrıca bisiklet, tenis ve yüzme gibi sporlar yapmanız çok fayda sağlayacaktır.

* Bir sonraki konuda gösterilen nefes (diyafram ve ciğer) geliştirme programlarını eksiksiz uygulayınız.

* Başpârenizi ara sıra dezenfektan bir maddeyle temizleyiniz. Zamanla üzerinde biriken yemek artığı veya dış etkenlerden dolayı ağız kısmı bakteri üretir. Asla neyinizi bir başkasına vererek üfletmeyiniz. Eğer çok gerekiyorsa başpâresini değiştirin veya çıkartın.

* İyi ney üflemek yalnız güzel ton çıkarmakla veya edinilen nazari müzik bilgisi ile ölçülmez. En önemlisi perdelerin doğru basılmasıdır. Örneğin bir tanbur icrâcısı ile çaldığınızda onun perdeleri ile uyuşma sağlamanız gerekir. Burada anlatmak istediğimiz önemli konu, eskilerin deyimiyle: “Türk Mûsıkîsi kulaktan meşk edilir” Müzik kitaplarından nazari bilgiler edinebilirsiniz. Ancak usta-çırak ilişkisine dayanan sistemle ve iyi müzisyenleri dinlemeyle iyi müzisyen olabilirsiniz. Metot yol gösterici olup, eğitimin bir parçasıdır. Ayrıca iyi bir hoca ile çalışılırsa, mükemmel sonuç doğurur. Seslerin sağlıklı ve temiz çıkması için bu anlatılmak istenen kulak dolması ve doygunluğu şarttır. Günümüzde iyi müzisyenlerin olduğu kadar, eski iyi, usta müzisyenlerin cd ve kasetlerini edinmek kolaylaştığından, onları edinmenizi ve dinlemenizi tavsiye ederiz.