Ney’in Bölümleri

Ney 3 bölümden oluşur:

1-Kamış

2-Başpâre

3-Parzvâne

 

1-KAMIŞ

Ney, sıcak iklimde ve sulak yerde yetişen bir çeşit sert kargıdan yapılır. Eski neyzenler Hicazkamışını tercih ederlerdi. Suriye, Mısır ve Lübnan gibi ülkelerde de makbul kamışlar yetişir. En nam-ı meşhuru; Şam civarında Ainazarca adı verilen bir sazlıkta yetişenidir. Türkiye’de ise Antakya’nın Samandağ bölgesinde ve Adana’da yetişen kamışlar tercih edilmektedir. Ayrıca Güney’de Kıbrıs kamışları da makbuldür. Hatta son yıllarda kamış ticareti, yöre halkının geçim kaynaklarından biri haline gelmiştir. Balıkesir, Bandırma, Bursa, İzmir ve Aydın kamışlarından da ney açılmaktadır. Fakat Güney kamışları, daha sert hücre yapısına ve sık liflere sahip olduğundan daha uzun ömürlü olurlar.

Ağız (Başpâre) tarafına doğru geniş, alt tarafa doğru boğum araları daralan kamışlara Kelerdenir. Tabii olarak bu kısalma ve daralma, kökten uca doğru olur. Kamışın toprağa yakın olan kısımlarının boğum araları uzun ve cidarları (Et kalınlığı) kalın olur. Bu kısımlar neylik kamışa uygun olmaz. Ancak yerden yükselen kamışın tam boyunun yarısı veya yarınsa yakın yerden itibaren kesim yapılır ki, bu kısımdan sonra genellikle boğum araları düzelmeye başlar. Kamışların tabiatta boyu ne kadar uzun olursa kalınlıkları da ince ve boğumları kısa olur. Bazen bir boy kesilen bir kamıştan bir kaç ney çıkabilir.

Neylik kamış bir sazlıkta yetişen yüzlerce, hatta binlerce kamış içerisinden ancak seçilebilir. Kesim işlemi; Ekim, Kasım ve Aralık aylarında yapılır. Eğer istemeden yeşil renkte yaş kamış elimize geçtiyse, mine tabakasının pörsüyüp bozulmaması için kabuklarını sıyırmadan gölgede en az 1 sene bekletmeliyiz.

Seçilen kamışlarda aranılan özellikler:

  1. Budaklı olması

  2. Dış yüzeyinin sert olması

  3. İnce etli olması

  4. Kısa boğumlu ve boğum aralarının mümkün olduğunca eşit ölçüde olması

  5. Yapılacak ney’in 9 boğumlu olması (akort boyuna göre) “4.madde ile alâkalıdır”

  6. Mümkünse yerinde kurumuş olması. (Yaş kamış yeşil, kuru kamış sarı renktir)

Neylik kamışlar (Püskülleri sararmış olanlar) kesildikten sonra açkı yapılmadan önce, bir süre doğal kurumaya terk edilir. Kuruma süresi, kamışın yaşlık (tazelik) derecesine bağlıdır. Ancak ne kadar kurusa da ney haline dönüştükten ve üflenmeye başlandıktan itibaren asıl kuruma başlar. Buna doğal fırınlanma denilir. Nefes, kamışı yakarak içinde siyah bir tabaka oluşturmaya başlar. Bu da sazın sesinin güzelleşmesine, olgunlaşmasına neden olur. Ayrıca dış rengi de kızarmaya başlar. Eski tekke ney’leri siyaha yakın koyulaşmışlardır. Bu renk koyulaşması, üflemenin yanı sıra, havada bulunan karbonik asitle birleşmesinden de oluşur. İstenilen koyu renge dönüşmesi için en az 40-50 yıl gereklidir. Bu süre içinde sazın sesi mükemmelleşir.

Günümüzde, organik veya inorganik yöntemlerle de suni fırınlama yapılmaktadır. Organik olarak neyi hakiki zeytinyağını kızdırıp, içinde bir miktar bekletmek suretiyle, bir çeşit fırınlama yapabilirsiniz. Yağın içerisine bir çorba kaşığı Türk kahvesi ve birkaç adet yeşil ceviz kabuğu konulursa tabii bir renk koyulaşması da yapılabilir. Ancak bunu yaparken çok dikkat edilmelidir. Ney, yağın içerisinde kontrollü olarak tutulmalıdır. Zira kamış kızgın yağın içerisinde fazla kalırsa çatlar. Bu işlem için göz takibi önemlidir. Örneğin bir dakikalık bir bekletiş bile hafif kızarmayı başlatabilir. Bu nedenle ney’i yağın içerisinde devamlı bekletmeden birkaç kez tekrarlanarak bu işlem yapılmalıdır. İstenilen renk tonuna erişinceye kadar bu işlem yapılabilir. Yukarıda anlatılan karbonik asit, sıvı halde temin edilebilir…

 

2-B A Ş P Â R E

Ney’in baş tarafında ses çıkarmaya (üflemeye) yarayan bir ağızlık bulunur. Bu parçayaBAŞPÂRE adı verilir. Ney’in en önemli bölümüdür. Boynuz ya da fildişinden tornada çekilerek yapılır. Turistik neylerin başpâre’leri tahtadan (şimşir) ve bazı plastik türü malzemelerden yapılır ki, bunlar makbul değildir. Ses için en iyi malzeme gergedan veya manda boynuzundan yapılanıdır. Gergedan yaban hayvanı olması ve avlanması yasak olması sebebiyle boynuzunu temin etmesi çok zordur. Başpâre, fildişi veya mors balığı dişinden de yapılır. Fakat fildişinin değerli ve zor bulunan bir madde olmasına karşılık ses bakımından da boynuz kadar iyi tınlamadığı bir gerçektir. Manda boynuzu bulmak, kurutmak ve işlemek zahmetli olduğundan, eskisi kadar çok rağbet edilmiyor ama icrâcılar tarafından her zaman aranıyor. Ayrıca manda nesli de eskiye göre hızla azalmıştır. Günümüzde; dış kısımlarını değerli ağaçlardan, orta kısımları da manda, öküz veya koç boynuzundan lamine etmek suretiyle tornada çekilmiş başpâre çeşitleri üreten iyi ustalar da vardır. Böylece hem boynuzdan tasarruf sağlanmakta, hem de güzel bir görünüm yaratmaktadır. Boynuz tornada suyuna çeklirse daha az çalışır ve uzun ömürlü olur. Ancak imkânsızlıktan dolayı ters suyuna da çekilmektedir.

Başpâre’nin ağız kısmı ince olduğundan kırılgandır ve çok dikkat etmek gerekir. Bununla beraber boynuz, ağaçların yıl halkaları gibi çizgi çizgi katmanlı, halkalıdır. Bu halkalar boynuzun yıl halkasıdır. Zamanla tükürük asidi veya dış etkenlerden dolayı bu katlarda çatlamalar (açılmalar) oluşur.

Boynuza yakın ses veren malzemeler de başpâre yapımında kullanılmaktadır. En çok, kaliteliderlin tercih edilmektedir. Çok sert bir teflon olan bu malzeme sağlık açısından sakıncalı olmayıp cnc torna tezgâhlarında fabrikasyon özelliğinde de işlenebilmektedir. Bunun yanı sıra, bilardo topu ve fiberden yapanlar da vardır ki; bilardo topu sıkıştırılmış kâğıt olduğundan çok iyi ses vermemektedir. Fiber malzeme ise kanserojen bir madde olduğundan kesinlikle tavsiye edilmez.

Başpârelerin görünen yükseklikleri yaklaşık (ney’in içerisine giren kısmı hariç) 20 mm kadardır. Ney’in içerisine giren kısım da 10–15 mm olduğuna göre toplam yükseklik 30-35 mm dir. Ney’in boyu hesap edilirken başpâre dâhil olarak düşünülür. (26/26)

Başpârenin delik çapı 16-17 mm arasında olur. Bu ağız çapıdır. Alt çap kamışın kalınlığına göre ayarlanır. Et kalınlığı 1,5-2 mm. olur. Başpârelerin içi önce düz olarak delinir. Daha sonra içine hazne denilen bir açkı yapılır. Bunun şekli, bildiğimiz su küplerinin dış formuna benzer . Hazne, sesin akustik olarak dönmesini ve en önemlisi tiz seslerin rahat çıkmasını sağlar. Başpârenin deliği düz olduğu takdirde, sanki başpâresizmiş gibi, üçüncü oktav ses bölgesi rahat çıkmaz. Başpârenin kamışa giren kısmı yaklaşık 4-5 derecelik açı ile daralır ki, boğuma rahat oturabilsin.

Yukarıda anlatılan tarihsel doğuşu ve kullanılışı esnasında ney’de başpâreye rastlanılmamıştır. Halen Türk Halk Mûsıkîsinde ve Araplarda başpâresiz olarak icrâ edilmektedir. Ancak şu unutulmamalıdır ki, her ney’in farklı organik yapısına göre ve daha iyi ses bulmak amacı ile, ağız çapının ve haznenin ölçülerinde küçük değişikliklerle farklı başpâreler denenmiştir. Örneğin bazı ney’ler az hazneli başpâre isterken, bazıları ise daha fazla hazne ister. Bu konu icrâcının zamana bağlı tecrübesine bağlıdır.

Başpârenin bir avantajı da ney’in akordu dik kaldığı zaman yukarı doğru hafif kaldırarak sesi pestleştirmek suretiyle, birkaç komalık akort imkanı tanımasıdır.

baspare_yandan
BAŞPÂRE YANDAN
baspare_ustten
BAŞPÂRE ÜSTTEN
baspare_kesit
BAŞPÂRE KESİT

 

 

BAŞPÂRE ÖLÇÜLERİ: (1/1)
baspare_olculeri

w : Başpâre genişliği. (30-50 mm. Yapılacak ney’in boyu ve kamış kalınlığı ile orantılıdır)

w1 : Ağız çapı. (16-17 mm)

w2 : Kamışa giren kısım çapı. (Kamış boğazının çapına göre değişir)

w3 : Tabla çapı: w2 ölçüsünden 2-3 mm daha geniştir.

h : Başpâre yüksekliği. (Başpârenin toplam yüksekliğidir)

h1 : Başpâre açısının yüksekliği: Açı isteğe bağlı olduğu için ölçü verilmemiştir. Kimileri dik açıda (Eski tarz) severken, bazıları da yatık açı tercih ederler. Açı dikleştikçe h1 yüksekliği bir miktar daha artar. Bu açı, biraz da kişinin dudak yapısına göre değişir.

h2 : Tabla yüksekliği. (2-4 mm)

h3 : Kamışa giren kısım yüksekliği. (10-15 mm)

H : Hazne bölgesi: Hazne el tornalarında göz kararı açılır ve her başpârede tıpa tıp aynı olmaz. Önemli olan içinin bir küp formu gibi olmasını sağlamaktır. Ayrıca unutulmamalıdır ki; Bazı neyler fazla hazneli başpâre sever, bazı neyler az hazne ister. Bu o kamışın ses verme yapısı ile orantılıdır.

Not: Üstte farklı görünüşlerde resmedilen başpâre, ‘’Bilal KABAT’’ ustaya, Başpâre çizimi ise değerli talebem Nihat ÜK’e aittir.

 

3-PARAZVÂNE

Ney’lerin her iki uç kısımlarına parazvâne denilen birer bilezik halka takılır. Bu bilezik halkalar sıkı sıkı oturtulur ve neyin uç kısımlarından çatlamamasını ve çarpma esnasında kırılmasını önler. Aynı zamanda süs gibi de görülür. Bilhassa başpâre konacak uca parazvâne konulmazsa, başpâre takılırken bu boğumu patlatır. Buraya takılan halka metalin kalınlığının 0.3 milimetreden, genişliğinin de 12 milimetreden fazla olmaması gerekir. Çünkü başpâre takılan bu boğum aynı zamanda ses kutusudur. Fazla kalın maddeden yapılmış parazvâne ses titreşimini engeller.

Parazvâne’nin, gümüş veya bafon (alpaka) olan ince metal levhalardan yapılması pek çok bakımdan tercih olunmalıdır. Oksitlenmenin en az olduğu madde alpakadır. Kamışın uç çaplarına göre ölçüye getirilir ve tüpe takılan şalome ile kaynak yapılır. Bu işlem bitince keçeyle parlatılır.

Boğum diplerine bazen süs amaçlı veya boğum çatlamalarının önlenmesi amacı ile, gümüş tel veya sim sarılmaktadır.

pervazvane
PARAZVÂNE

 

bogum_sargilari
ÇEŞİTLİ NEY BOĞUM SARGILARI